Türkiye İş Bankası Müzesi

Türkiye İş Bankası Müzesi, Eminönü’nde bulunmaktadır. Eminönü çevresindeyken 2-3 saatlik vaktimiz vardı ve Eminönü çevresinde gidilecek yerler diye arama yaptık. En çok dikkatimizi çeken Türkiye İş Bankası Müzesi oldu. Müze de İş Banka’sının 83 yıllık birikimi bulunmaktadır. Müzeye giriş ücretsizdir. Müzeye girdikten sonra sizi üst kata yönlendiriyorlar. Üst katta İş Banka’sının genellikle ilkleri bulunuyor. Her salonu ayrı numaraya sahip. İlk salona girdikten sonra koridora girmeden bütün salonları geziyorsunuz. En güzel ayrıntı ise bütün salonlar numarayla tanımlanırken Atatürk’ün odasını ”Atatürk Odası” diye belirtilmişler. Bu çok güzel bir ayrıntı. Üst katta ilk imzalanan belgeler pek ilgilimizi çekmedi ama yapılan afişler reklamlar kampanyalar Atatürk Odası ilgi odağımız oldu. 1. katı gezdikten sonra giriş katından geziye devam ediyorsunuz. Giriş kat tamamen 1. kattan farklı giriş katta Milli Mücadele sergisi var. Burada gördüklerimiz bizim çok daha fazla dikkatimizi çekti. Ve müzeden çıkmadan kasa odasına da inmeyi unutmayın. Tahminimizce orası bodrum katında olduğundan pek dikkat çekmediği için kimse uğramıyor. Böyle düşünmemizin sebebi müzenin geneli dolu olurken oranın boş olması. Bu katta ise kasalar bulunmakta ve eğlenceli bir koridor sizi bekliyor. Eğer fotoğraf çekilmeyi seviyorsanız o koridorda eşsiz bir fotoğraf çekilebilirsiniz. Müze hakkında diyeceklerimiz bu kadar şimdi içeriye girme vakti.

Müze girişi

Müzeye girerken Milli Mücadele’yi anlatan broşür veriyorlar.

  1. İstanbul Vilayet Gazatesi’nde İtibar-ı Milli Bankası’nın Türkiye İş Bankası ile birleşme ilamı.
  2. Celal Bayar’a İş Bankası kuruluşu için verilen vekaletnameler.
  3. 1924 tarihi Nizamname-i Esasi
  4. Banka’nın açılışı sırasında demirbaş alımı ile ilgili faturalar
  5. Uşşakizade Muammer Efendi’nin senedat ve mukavelat belgesi

4 milyon Türk lira sermayeli Türkiye İş Bankası’nın norminal 1, 10, 100 ve 500 Türk lirası değerindeki hisse senetleri. (Türkiye İş Bankası Arşivi)

4 milyon Osmanlı lira sermayeli İtibar-2 Milli Bankası’nın norminal 10 ve 50 Osmanlı lirası değerindeki hisse senetleri. (Türkiye İş Bankası Arşivi)

CEYHAN, 18 Şubat 1929 Ceyhan kazasından bir kısım tüccar iktisat Vekaleti’ne başvurarak kazalarından bir İş Bankası şubesi açılması için bakanlığın girişimde bulunmasını istiyordu. (Türkiye İş Bankası Arşivi)

  1. İşviçre’ye stajyer olarak gönderilecek memurlarla ilgili tamime cevap.
  2. Bankası çalışanlarının dil durumunu belirlemeye yönelik belge (Türkiye İş Bankası Arşivi)

Okur yazar olmayan müşterilerle ilgili olarak banka işlemlerinde uygulanacak yöntemi içeren yazışma. (Türkiye İş Bankası Arşivi)

Personel doylarından örnekler

1- Mektepten çıktıktan sonra bir sene de Fransız mektebinde devam ettim ve oradan çıktıktan sonra bir müddet pederimin nezdinde ticaretle iştigal ettim. Mehmet oğlu Mustafa Kadri (Türkiye İş Bankası Arşivi)

İş Bankası idare Meclisi ilk karar defteri (Türkiye İş Bankası Arşivi)

  1. Remington Standard Daktilo Serisinin erken dönem modellerindendir. 1920 yılında ABD’ de üretilmiştir.
  2. Melitta Marka Toplama Makinesi 1920-1940 yılları arasında üretilmiştir.
  3. Torpedo Marka Taşınabilir Daktilo Alman yapımı daktilo Topredo Portable olarak anılmaktadır. 1931 yılında üretimine başlanmıştır.
  4. Facit Marka Mekanik Hesap Makinası TK serisinden olan model 1936-1954 yılları arasında İsveç’te üretilmiştir.
  5. Triumphator Marka Mekanik Hesap Makiası 1920’lerin başında Almanya Liepzig’de üretilmiştir. İsveç’li W.T. Odhner tarafından geliştirilen ve tamburlu sistemlerin yerini alan ”çarklı” işleyiş sistemiyle çalışır.
  6. Kağıt Presi Mürekkeple yazılmış mektupların petur kağıtlara kopyalarının aktarılması için 19. yy’ın ortalarından itibaren kullanılmıştır. Bu model 20.yy yapımıdır. (Türkiye İş Bankası Koleksiyonu)

National (NCR) Marka Muhasebe Hesaplama Makinesi

1911’den 1929 yılına kadar National Cash Register Co. tarafından üretilmiştir. Daktilo olarak kullanılmasının yanı sıra toplama çıkarma yapma klavyesiyle çok amaçlı olarak döneminin en gelişkin ofis gereçlerinden biridir. (Türkiye İş Bankası Müzesi Koleksiyonu)

Müfettiş Firuz Raif Bey tarafından hazırlanan 30 Aralık 1928-13 Ocak arası teftiş raporu. ( Türkiye İş Bankası Arşivi)

1928 İdare Meclisi Raporu’nda yayınlanan 1924 yılı bilançosu. (Türkiye İş Bankası Arşivi)

  1. Akhisar Şubesi’nin açılışı sırasında yapılan masrafların dökümü.
  2. Akhisar Şubesi açılışında imzaya açılan anı defteri. İzmir Valisi Kazım Bey’in imzaladığı sayfa.
  3. 1928 yılında Giresun’da açılan İş Bankası imza sirküleri.
  4. Türkiye İş Bankası’nın İlk İzmir şube binası.
  5. 1 Mayıs 1929’da Bergama şubesinin açılış töreni.
  6. Kayseri şubesinin açılışı ile ilgili Şubeler Kontrolluğuna gönderilen bilgi pusulası. (Türkiye İş Bankası Arşivi)

İş Bankası’nın 1950-1980 yılları arasında ürettirdiği farklı modellerde kumbaralar. (Türkiye İş Bankası Müze Koleksiyonu)

Üçüncü Genel Müdürlük Binası

1926 yılında arazisi satın alınan binanın kontrol görevi, Birinci Ulusal Mimarlık akımının önemli üyelerinden Guilio Mongeri’ye, müteahhitliği Erzurumlu Nafiz Bey’e verildi. Eklektik bir mimari tarzı olan G. Mongeri, bu binada Selçuklu geometrik desenlerinden, Batı ve Osmanlı mimarisinden esinlenmişti. Ankara’nın Ulus Meydanı’nı süsleyen asansörlü, kış bahçeli, lüks ahşap mobilyalı yeni Genel Müdürlük ve Ankara Merkez Şube binasının inşaatı 1929 Haziran’ında tamamlandı.

Dünya Saati

Fotokopi Makinesi

Duophoto Corp. N.Y. tarafından 1945 yılında üretimine başlanmıştır. Pozlama yöntemi ile belge ve fotoğraf kopyası çıkartır.

Balıkesir ve İnebolu şubesinde Cumhuriyet’in yıldönümü kutlamaları. (Türkiye İş Bankası Arşivi)

  1. Ziraat Bankası ile birlikte Cumhuriyet kutlamaları.
  2. İskenderun’da şube binası için kiralanması. (Türkiye İş Bankası Arşivi)

Türkiye’nin Cam Ocağı Şişecam

Atatürk’ün direktifleriyle 1935 yılında Türkiye İş Bankası tarafından kurulan Şişecam, 80 yıllık geçmişiyle Türkiye’nin en köklü sanayi kuruluşlarından biridir.Bugün Şişecam Topluluğu, düzcam, cam eşyası, cam ambalaj ve kimyasallar ana işkollarında yaklaşık yarısı yurt içinde, yarısı yurt dışında olmak üzere toplamda 40’ı aşan üretim tesisiyle uluslararası çağta faaliyet gösteren bir sanayi topluluğudur.

10’dan fazla ülkede 20 bini aşan çalışanlarıyla üretimini sürdüren Şişecam Topluluğu, satışlarının yaklaşık yarısını yurtdışına yapmakta ve ürünlerini Latin Amerika’dan Okyanusya’ya, Kuzey Avrupa’dan Güney Afrika’ya dünyanın hemen her köşesinde 150’ye yakın ülkeye ihraç etmektedir. Camın tüm alanları soda ve krom bileşiklerini kapsayan işkollarında Türkiye’de lider konumunda bulunan Topluluk, ihtisaslaşma derecesi ve rekabet gücü yüksek faaliyetleriyle dünyanın en seçkin üreticileri arasında yer almaktadır

Şişecam Topluluğu, bulunduğu sektörde en ileri teknoloji ve yenilikleri kullanarak araştırma ve teknoloji geliştirme yatırımlarıyla da ürün ve üretim süreçlerini sürekli geliştirmekte ve katma değerli ürünleriyle pazar payını her geçen gün arttırmakta.

Paşabahçe Beykoz Cam Fabrikası’nın temel atma töreninde (1934) kullanılan malalar ve açılışında (1935) kullanılan makas. (Şişecam Arşivi)

Paşabahçe’nin 1950’li yıllarda yaptığı tasarımların çizimleri. İstanbul’da 500 Yıllık Sanayi Yarışı: Türk Cam Sanayii ve Şişecam, Yazar: Prof. Önder Küçükerman, Basım: İstanbul, 1998

Yazımızın başında bahsettiğimiz o güzel ayrıntı.

Mustafa Kemal Atatürk’ün 22 Ekim 1929 tarihinde Ulus’taki Ankara Merkez Şubesi’ni ziyareti sırasında imzaladığı kasa yevmiyesi defteri. (Türkiye İş Bankası Arşivi)

  • İş Bankası’nın nama muharrer hisselerinden Gazi Mustafa Kemal’e ait norminal 1000 Türk Lirası değerinde 100 hisse senedi, 1926.
  • Gazi Mustafa Kemal Atatürk’e ait 2 numaralı hesaba ilişkin döküm, 1925. (Türkiye İş Bankası Arşivi)

Cep Ajandası:

1939 yılı için İş Bankası tarafından Mustafa Kemal Atatürk adına özel olarak üretilmiştir. 10 Kasım 1938’de vefatı nedeniyle kendisi tarafından hiç kullanılmamış. Banka’da kalmıştır. (Türkiye İş Bankası Koleksiyonu)

Çakmak:

İş Bankası, kuruluşunun onuncu yılında, kurucusu Gazi Mustafa Kemal Atatürk’e hediye edilmek üzere Almanya’da özel bir saat yaptırmıştır. Bu saati Ankara’ya getiren Hamburg Şubesi Müdürü Tahir Keftep’e bu çakmak armağan edilmiştir. Saat halen Anıtkabir’de sergilenmektedir. Çakmak, Tahir Bey’in sergilenmektedir. Çakmak Tahir Bey’in kızı Havva Şafak Keftep tarafından Müzemize bağışlanmıştır. (Türkiye İş Bankası Arşivi)

İllere göre şube dağıtım haritası

Türkiye İş Bankası 2018 yılı itibariyle 1.339 şube ve 6.501 bankamatik ile özel bankalar arasında en geniş dağıtım ağına sahip bankadır.

Türkiye İş Bankası’nın yurt dışı etkinlikleri kapsamında çıkardığı ”posta havaleleri defteri” ve DCM (dövice çevrilebilir mevduat) tanıtım broşürü. (Türkiye İş Bankası Arşivi)

  1. 1957’de düzenlenen bir fuarda İş Bankası sergisi
  2. Çeşitli reklamlar
  3. İkramiye çekilişi (Türkiye İş Bankası Arşivi)
  1. Bankanın verdiği ikramiye evleri
  2. İkramiye çekilişi
  3. Çeşitli reklamlar (Türkiye İş Bankası Arşivi)

1950-1980 yılları arasında banka müşterilerine dağıtılmak üzere üretilen çeşitli promosyon malzemeleri. (Türkiye İş Bankası Müzesi Koleksiyonu)

Çeşitli dönemlere ait İş Bankası reklamları ve şubelere ait fotoğraflar. (Türkiye İş Bankası Arşivi)

Felix Marka hesap makinası

Rusya’da üretilmiştir. Yüzyıl başına ait çarklı sistemi kullanmasına rağmen 1970’lere kadar üretimine devam edilmiştir. (Türkiye İş Bankası Müzesini Koleksiyonu)

Beşinci Genel Müdürlük Binası

1996 yılında Tepe İnşaat ve Turner Steiner ortaklığı ile yapımına başlanan ve üç yıl içinde tamamlanan Levent’teki İş Kuleleri 1999 yılı sonundan itibaren İş Bankası Genel Müdürlüğü olarak hizmet vermeye başladı. Genel Müdürlük birimlerinin yerleştiği Kule 1, 181 metreyle dönemin Türkiye’nin en yüksek binasıydı

Birinci katta İş Banka’sının ilklerini ve Atatürk Oda’sını gördük. Şimdi ikinci farklı bölüm olan giriş kattaki Milli Mücadele kısmına geçiyoruz.

İSTİKLAL MİLLİ MÜCADELENİN 100.YILI

Türkiye Cumhuriyeti’nin kurucusu ve ilk cumhurbaşkanı Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ün ”Savaş, hayati ve zaruri olmalıdır. Milletin hayatı tehlikeye düşmedikçe, savaş bir cinayettir.” tanımlaması, 1919-1922 yıllarında yaşanan İstiklal Savaşı’nın haklılığını özetler.

Türk Milleti, ülkesini ve kimliğini tamamıyla kaybetme tehlikesiyle karşılaştığında, 13 Kasım 1918 günü, yakın geleceği sezen, yetkileri elinden alınmış genç bir komutan olarak ilk o sözü o söylemişti: ”Geldikleri gibi giderler.” Balkan Savaşları ve Büyük Harp’te fiilen bulunmuş evrensel hukuk kurallarına ve siyasi kültüre sahip kendine silah arkadaşlarına ve millete güvenen bü lider, öngörülerinde haklı çıktı ve çok güç koşullar altında, çetin bir mücadelenin ardından 2023’te ilk yüzyılını geride bırakacak olan çağdaş bir ülke kurdu.

Atatürk’ün İzmir İktisat Kongresi’nin açılış konuşmasındaki ”Askeri zaferler ne kadar büyük olursa olsun iktisadi zaferlerle taçlandırılmadıkça sonuçsuz kalır.” sözü, bir başka vizyonu daha ortaya koyuyordu. 26 Ağustos 1924 günü onun isteğiyle kurulan Türkiye İş Bankası, İstiklal Savaşı’nı konu alan bu sergiyle kurucusunu, silah arkadaşlarını ve kazanılan zaferlerde katkısı olan herkesi minnetle anıyor.

20. yüzyıl Osmanlı İmparatorluğu için batılaşma ve meşrutiyet hareketlerinin yanında siyasi istikrarsızlık, iktisadi bağımlılık ve Balkanlar’daki isyanlarla başladı. 1910’ların başında Yunanistan, Sırbistan, Bulgaristan ve Karadağ arasında kurulan ittifakın, Arnavutluk’ta ayaklanan ve Katoliklerin, Kuzey Afrika’da hakimiyet kurmak isteyen İtalya’nın, Boğazlar üzerinde hak talep eden Rus Çarlığı’nın ve Kosova’daki Arnavut aşiretlerin tek bir ortak hedefi vardır: Beş asırdır bu coğrafyanın hakimi olan Osmanlı İmparatorluğu.

Balkan Savaşları

Balkan toplumlarının ittifakı, milliyetçi ayaklanmalarla birleşerek 1912 yılı boyunda bir dizi düzensiz muharebeye yol açtı. İttifak kuvvetleri birbir ardına Avrupa’daki Osmanlı şehirlerine girdi. Bir yılda üç kez hükümeti değişen, Mebusan Meclisi dağıtılan, ordusu siyasi kutuplaşmaya giren Osmanlı İmparatorluğu, kan kaybetmeye başladı. 1912 yılında İtalya, Ege’de 12 ada ve Libya üzerinde hak sahibi olmuş, Arnavut Ulusal Meclisi Avlonya’da bağımsızlık ilan etmiş, Karadağ Novi Pazar’ı, Sırbistan Komanova’yı işgal etmişti. Bulgar kolurduları Edirne’yi, Karadağlılar İşkodra’yı kuşatmış, Yunanlılar Epir’i ve Selanik’i almış, Yanya’yı tehdit ediyordu. Bu süreçye Manastır’daki kırk bir kişilik Osmanlı ordusunun yarısı yok oldu, Selanik garnizonunda yirmi bin asker esir düştü. Londra’da düzenlenen Büyükelçiler Konferansı sırasında muharebeler karada ve denizde devam etti. Barış sağlandıysa da imparatorluk 167 bin km toprak ve altı buçuk milyon nüfus kaybetti. Topraklaını misliyle büyüten ve Balkan ülkelerini sınırlarda anlaşamayınca aralarında bir savaş daha doğdu. 1913’ün ikinci yarısında Bulgar kuvvetleri karşı karşıya geldi. İttifakın Bulgaristan’a savaş ilan etmesi üzerine Osmanlı kuvvetleri Kırklareli ve Edirne’yi geri aldı be Bükreş’te barış imzalandı. Makedonya, Yunanistan ve Sırbistan tarafından paylaşıldı. Kavala ve Dedeağaç Bulgaristan’da Yanya, Selanik ve Girit ise Yunanistan’da kaldı.

XX. yüzyıla girerken Osmanlı İmparatorluğu

Nüfus: 29.357.000

Yüzölçümü: 4.980.000 km

Günümüzde başkent olan şehirler

  • Saraybosna
  • Tiran
  • Üsküp
  • Sofya
  • Podgorlca
  • Pşitine
  • Lefkoşa
  • Şam
  • Beyrut
  • Tel Aviv
  • Amman
  • Sana
  • Kuveyt
  • Trablus
  • Bağdat

Osmanlı Devleti 20. yüzyıla girerken 16. yüzyıldaki heybetini yütürmiş olsa bile, imparatorluk vasıflarını koruyordu. 36 sancak ve vilayette Osmanlı devlet sistemi kriterlerine göre tanımlanmış 22 ayrı millet yaşıyordu. Arabistan çöllerinde Rodop ormanlarına Akdeniz sahillerinden Adriyatik kıyılarına modern Avrupa kentlerinden ilkel Mağrip mezralarına, Kafkas dağlıklarından Makedon ovalarına yayılan topraklar üzerinde dil, ırk, inanç, mezhep, kültür ve yaşam tarzı birbirinden çok farklı olan teba reaya bulunuyordu.

  1. Kanal Cephesi’ndeki Osmanlı birlikleri İbn Amer Çayırı’nda. (Çalışlar Arşivi
  2. Kanal Cephesi’nde Osmanlı birlikleri bir taarruz anında.
  3. Birinci Dünya Savaşı propaganda karpostalları. (Oral Arşivi)
  4. Birinci Dünya Savaşı propaganda karpostalları. (Oral Arşivi)
  5. Birinci Dünya Savaşı propaganda karpostalları. (Oral Arşivi)
  6. Padişah V. Mehmet Reşat tarafından 19. Tümen kurmay başkanı Binbaşı İzzettin’e verilen gümüş imtiyaz madalyası. Ön yüzünde Padişah II. Amdülhamit’in saltanat arması ve ”Çanakkale 1916,” arka yüzünde ”Büyük Osmanlı Devleti uğruna olağanüstü sadakat ve yiğitlik gösterenlere özel madalyadır. Arıburnu 17 Mayıs 1915” yazmaktadır. (Çalışlar Koleksiyonu)
  7. 1 Kasım 1914’ten Bulgaristan’ın Büyük Harp’e dahil oluşuna kadar Almanya ve Avusturya’dan gönderilen, Bulgaristan’ın savaş ilanından sonra Almanya ve Avusturya’dan gönderilen ve Çanakkale’ye 5. Ordu emrine gönderilen farklı türlerde topların adetlerini belirten çizelge. (Çalışlar Arşivi)

29 Ekim 1914 günü Osmanlı Padişahı V. Mehmet Reşat tarafsızlık belirten ülkesinin uğradığı haksız saldırılar karşısında Osmanlı ordu ve donanmasının zafere ulaşmasını dileyerek seferberlik ilan etti. O günlerde kamuoyunun gündemindeki konuların derlenmesiyle oluşturulmuş sanal gazete.

1915 yılında Enver Paşa tarafından subaylara hatıra olarak hediye edilen on bin adet üretilmiş Enveriye adlı kama. (Çalışlar Koleksiyonu)

  1. Cep sobası
  2. Cüzdan
  3. Cep saati (Nurcan Sanıvar Koleksiyonu)
  4. Rus parası (Feyzullah Sanıvar Koleksiyonu)

Siper sanatı (trench art) örneği: Bir İngiliz askerinin top mermesinden ürettiği vazo. (H.Oran Arşivi)

  1. Çanakkale’de bir taaruz esnasında çekilmiş streo tip fotoğraf. (H.Oral Arşivi)
  2. ANZAC subayı Teğmen Nettleton’un cesedinde bulunduktan sonra boş sayfaları Binbaşı İzzettin tarafından günlük olarak kullanılmış not defteri. (Çalışlar Koleksiyonu)
  3. ANZAC subayı Teğmen Nettleton’un Çanakkale tarihi alanda bulunmuş matarası. (H.Oral Koleksiyonu)

İstanbul’a dair güvence verilmeyince kamu binalarına el konmaya, İtilaf Devletleri bayraklarının çekilmesiyle başlandı. İngiliz Amiral Calthorpe İstanbul Yüksek Komiserliği’ne atandı; İngiliz, Fransız, İtalyan ve Yunan gemilerinden oluşan 61 parçalık filo başkentin önünde demirledi. Dört bin kişilik Fransız kuvveti Bakırköy’e konuşlandı. Fransız Doğu Ordusu Başkumandanı Franchet d’Esperey işgal güçlerinin üst makamına getirildi. Padişah, The Daily Mail’de İngiltere’yle dostluk garantisi, Associated Press’e ise ABD yardımı istediği mesajını verdi. Hükümet basına sansür koydu ve İtilaf Devletleri’ne karşı düşmanlık uyandıracak yayınlar engellemeye başlandı. İstanbul’un önde gelen gazetecileri ABD mandasına girmeye öngören Wilson Prensipleri Cemiyeti’ni kurdu. Mebusan Meclisi kapatıldı.

  • İstanbul’un simgesel binası Galata Kulesi’nde İngiliz bayrağı.
  • Kraliyet Donanması tarafından sinyal istasyonu olarak kullanılan Galata Kulesi.

”İtilaf Fevletleri subaylarıyla selamlaşma hakkındaki bakanlık emrine çok canım sıkıldı. Biz üstünüz ve Eşitimiz olan rütbelilere selam verirken onların küçük rütbelileri bizi selamlamak zorunda değil. …Bu taleplere karşı korunması gereken haklarımız savunulmuyor” Eyüp Dorukhan’ın 23 Nisan 1919 tarihli günlüğü, Meşum Mütareke ve Meşru Müzadele.

İSTANBUL’UN İŞGALE TEPKİSİ: SULTAN AHMET MİTİNGLERİ

1918-1919 ATEŞKES VE MONDROS

1927 yılında Nutuk’un ilk baskısının Belgeler bölümünde yayımlanmış olan Sevr’e göre toplak paylaşımını gösteren harita. (Çalışlar Arşivi)

Paris Sevres Ulusal Seramik Müzesi’nde imzalanan Sevr Antlaşması. (Bibliotheque National De France)

SAN REMO KONFERANSI

26 Nisan 1920

Barış antlaşması maddelerini hazırlamak için İtalya’nın San Remo şehrinde toplanan uluslararası konferansta Avrupa ülkeleri politikalarını belirledi. Britanya Başbakanı Alexandre Millerand ile Fransız Mareşal Ferdinand Forch, İtalya Başbakanı Elefterios Venizelos ve diğer İtilaf Devletleri temsilcileri sınırlar, boğazlar, borçlar, özerk anlaştı. Osmanlı temsilcisi Ahmet Tevfik Paşa metni imzalamayınca İtilaf Devletleri işgal sahalarını genişletti.

SEVR ANTLAŞMASI

10 Ağustos 1920

Osmanlı Saltanat Şurası, işgalin hız kazanması üzerine San Remo Konferansı şartlarını kabul ettiğini bildirdi. İngiltere, Fransa, İtalya, Japonya ve onlarla ittifak kuran Ermenistan, Belçika, Yunanistan, Hicaz, Polonya, Romanya, Sırp-Hırvat-Sloven Devleti ve Çekoslavakya ile Osmanlı Devleti arasında, Hadi Paşa, Rıza Tevfik, Reşat Halis tarafından barış antlaşması imzalandı. Antlaşma aynı zamanda Milletler Cemiyeti’nin de kuruluşu anlamınageliyordu. 27. maddenin başlığı, ”Türkiye’nin Sınırları”ydı ve haritayla belirlenmişti.

MONDROS MÜTAREKESİ

30 Ekim 1918 günü Limni Adası’nın Mondros Limanı’na bağlı Agememnon zırhlısında, Osmanlı hükümeti adına Bahriye Nazırı Rauf (Orbay), Hariciye Müşteşarı Reşad Hikmet ve Yarbay Sadullah (Güney) ile Büyük Britanya adına Amiral Arthur Calthorpe arasında Mondros Mütarekesi imzalandı. Amiral Calthorpe, Osmanlı delegasyonunun İstanbul’un işgal harici tutulmasını talebini dikkate almadı. Mütareke şartlarının genel hukuk ve kapsam dışına taşarak uygulanmasıyla tüm ülke tehdit altına girdi. Büyük Harp’te 325 bin askerini kaybeden Osmanlı ordusu, mütakere sonrasında dağıtıldı. Venizelos, Büyük Britanya Başbakanı Lloyd George’a Batı Anadolu’yu ülkesine katma isteğini bildirdi.

Mütareke Şartları:

  • Karadeniz’e geçiş için Çanakkale ve İstanbul Boğazlarının açılması. İstihkamların işgali.
  • Tüm savunma birimlerinin gösterip talep edildiğinde kaldırılmasına destek olunması.
  • İtilaf hükümetlerinin savaş esirlerinin şartsız teslim edilmesi.
  • Donanmanın limanlara çekilmesi.
  • Güvenliği tehdit ettiğinde stratejik noktaları işgal hakkı.
  • Tershane ve limanların kullanım hakkı.
  • Sınır denetiminin İtilaf memurlarına bırakılması.
  • İtilaf yetkililerinin iaşe ihtiyaçlarının istenilecek şekilde karşılanması.
  • Hükümetin diğer merkezi hükümetlerle ilişkisinin kesilmesi.
  • Herhangi bir ayaklanmada yerleşimleri işgal hakkı.

Mütarekenin imzalandığı Agamemnon zırhlısı

19 Ocak 1919 günü İtilaf Devletleri ve İttifak Devletleri arasındaki sorunların çözümü için 32 devletin katıldığı Paris Barış Konferansı toplandı. Milletler Cemiyeti’nin temel ilkelerinin kara bağlandığı konferansa 22 Nisan 1920’de Osmanlı Devleti de davet edildi. Osmanlı Devleti ile imzalanacak olan antlaşma kara bağlanamadığından konu sürüncemede kaldı. Başkumandan Gazi Mustafa Kemal Paşa’ya gönderilmiş 28 Mart 1922 tarihli not: ”Paris Barış Konferansı başkanı adına General Pelle’nin bugün İstanbul’da Hilali Ahmer binasında Hikmet Bey’e sunduğu notların tercümesi.” başlığını taşıyor. Nota 30 Mart 1922 günü TBMM’de görüşüldü. Dışişleri Bakanlığı adına Mahmut Celal’in (Bayar), notanın tamamını mecliste okudu. Fransa, İngiltere ve İtalya’nın ortak teklifi, sonucunda kesin galibiyet alan tarafın bulunmayacağı Türk-Yunan savaşının barışla sonlanması için Türk milleti ve devletini tekrar ayağa kaldıracak ortamın sağlanması ve Türkiye’ye ait olduğu kabul edilecek toprakların geri verilmesidir. Karşılığında Yunanlılara da müttefiklerinin davasına yaptığı katkılardan dolayı makul bir taviz istenmektedir. Yunanistan hükümetinin Batı Anadolu’nun Türkiye’ye bırakılmasını kabul ettiğini ve dört ay süre istediğini belirten nota, boğazlar için uluslararası bir yönetim öngörürken Trakya sınırını Sevr Antlaşması’ndaki şekliyle Yunanistan’a bırakıyordu. Kapitülasyon koşullarının yeniden görüşülebileceği de belirtilen notanın son kısmında bu teklifin reddedilmesi durumunda yeni hasarlara yol açacak bir durumun doğacağı tehdidi de vardı. Teklif anında oylanarak reddedildi. (Çalışlar Arşivi)

19 MAYIS 1919 SAMSUN

Samsun ve çevresindeki yoğun Postusçu Rum çete faaliyetleri ve iç savaş ortamı yaşanması, Mustafa Kemal Paşa’nın yeni görevini belirledi. Hükümetin bu bölgeyle ilgili taşıdığı askerleri ve idari sorumluluklar üzerine, bir ay sonra 3. Ordu adını alacak olan 9. Ordu müfettişi (komutanı) olarak atanması hakkında Sivas’taki Temsilciler Heyeti karargahında Kılıç Ali’ye şunları söyledi: ”Tasarladığım programı Şişli’deki evimin bir köşesinde oturarak ve birtakım lüzumsuz insanlarla görüşerek uygulayamayacağım için doğrudan milletle temas kurmak istedim. Senelerdir acı içinde olan Anadolu’ya karışmak daha doğru bir düşünceydi. Bundan dolayı, 3. Ordu müfettişliğine atanmamı sağladım ve küçük bir vapura binerek karargahımla alelacele yola çıktım. Bazı dostlarım İngilizlerin gemiyi batırma ihtimali olduğunu söyledi ama kulak asmadım.” (Kılıç Ali’nin Anıları)

15-20 Ekim 1927 tarihleri arasında TBMM’deki Cumhuriyet Halk Fırkası kongresinde Cumhurbaşkanı Gazi Mustafa Kemal Paşa tarafından okunan Nutuk’un milletvekilleri için hazırlanmış ilk baskısı.

ANADOLU-İSTANBUL İŞ BİRLİĞİ: MİSAKI MİLLİ

Ana hatları Erzurum ve Sivas kongrelerinde biçimlenen bağımsızlık ve barış ilkeleri, 1919 Kasım seçimleriyle çoğunluğu Müdafaai Hukuk Cemiyeti’nin adaylarından oluşan Meclisi Mebusan tarafından da benimsendi. Gruplar halinde Ankara’ya gelerek Mustafa Kemal Paşa ve temsilciler Heyeti’yle görüşen mebuslar ortak bir bildiri metni oluşturdu. Bildiri, 28 Ocak 1920’de Meclisi Mebusan tarafından devletin bağımsızlığı ve ulusun geleceği için Ahdi Milli adıyla kabul ve ilan edildi. Hatay ve Musul da dahil olmak üzere mütareke öncesindeki sınırlarının ayrılmaz bir bütün olduğunu belirten kararlar arasında boğazların ticaret ve ulaşıma açılması, yönetim üzerinde halk iradesinin kabulü, azınlık hakları ve komşu ülkelerdeki Müslüman haklarına saygı ve kapitülasyonların kaldırılmasını benimseyen metin, ”Misakı Milli” adıyla Milli Mücadele için diplomatik ve hukuki bir dayanak oldu.

Mardin Kuvayı Milliye Kumandanlığı’nın yazışmalarda kullandığı mühür. (Harbiye Askeri Müze ve Kültür Sitesi Komutanlığı)

1920-1922 ÜÇ CEPHEDE DÜZENLİ ORDU

  • Doğu Cephesi

Ermenistan’ın Doğu Anadolu’dan toprak talebi üzerine açılan cephede, Kazım Karabekir komutanşığında yapılan muharebeler sonucunda Gümrü, Kars ve Sarıkamış geri alındı ve 1920 sonunda Gümrü Antlaşması’yla cephe kapandı.

  • Güney Cehpesi

İngiliz ve Fransız işgaline karşı başlayan halk direnişi, bölgeye gelen Kuvayı Milliye birliklerinin de savunmaya katılmasıyla sürdü. Fransa ile imzalanan Ankara Antlaşması’yla cephe 1921’de kapandı.

  • Batı Cephesi

Batı Anadolu’nun tamamı, Yunan işgaline karşı önce Kuvayı Milliye, ardından düzenli ordu tarafından savunuldu. İngiltere, Fransa ve İtalya’yla imzalanan Mudanya Mütarekesi’yle 1922’de zafer tescillendi.

TBMM düzenli ordu sumayı temsili üniforma

Org. İzzettin Çalışlar’ın on yıllık savaş ve sonrasında kullandığı askeri eşyalar: Gaz maskesi, dürbün, matara. (Çalışlar Koleksiyonu)

Bastığın yerleri ”toprak!” diyerek geçme, tanı! Düşün altındaki binlerce kefensiz yatanı. Sen şehid oğlusun, incitme, yazıktır, atanı: Verme, dünyaları alsan da bu cennet vatanı. (Mehmet Akif Ersoy, İstiklal Marşı, Şubat 1921)

”Anadolu zaferi, bir millet tarafından beslenen bir edealin ne kadar güçlü olduğunun en iyi ifadesidir.” (Gazi Mustafa Kemal Atatürk)

12 EKİM 1923 TÜRKİYE CUMHURİYETİ

1923’ün Şubat ayında İzmir’de düzenlenen İktisat Kongresi’nde, ülke ekonomisi ve kalkınma potansiyeli görüşüldü. 13 Ekim’de TBMM’ye verilen yasa teklifinin kabulüyle Ankara yeni başkent olarak kabul edildi. 23 Ekim’de ise Anayasa’da yapılacak değişikliklerle ilgili hazırlanan önergenin TBMM’de kabul edilmesiyle şu tarihi karar alındı: ”Hakimiyet kayıtsız şartsız milletindir. İdare şekli, halkın kendi kaderini kendisinin tayin edeceği temeline dayanır. Devletin hükümet şekli cumhuriyettir.” TBMM, Mustafa Kemal Paşa’yı cumhurbaşkanı seçtikten sonra İsmet Paşa, hükümeti kurmakla görevlendirildi ve Türkiye Cumhuriyeti’nin ilk başbakanı oldu.

19 Mayıs 2019 – Atatürk’ün Samsun’a çıkışının 100. yıldönümü.

23 Nisan 2020 – TBMM’nin kuruluşunun 100. yıldönümü.

29 Ekim 2023 – Türkiye Cumhuriyeti’nin 10. yıldönümü.

26 Ağustos 2024 – Türkiye İş Bankası’nın 100. yıldönümü.

Bu yazı ile birlikte bu katında sonuna geldik. Bu katta Milli Mücadele dönemini inceledik. Yazımızın başında bahsetmiştik bu kat bizim ilgilimizi çok çekmişti. Videolu anlatım, maketler, koleksiyon parçaları, sembolik kıyafetler Milli Mücadele döneminden kalma yapıları İş Bankası o kadar güzel sergilemiş ki insan incelerken şaşırıyor hayret ediyor gurur duyuyor. Bu kat bizim bu müzede en çok vakit geçirdiğimiz yerdi. Sergi o kadar güzel o kadar sade düzenlenmiş bir o kadar etkileyiciydi gurur duyup göğsünüzü kabartıp gezebileceğiniz harika bir sergi muhakkak gelin. Yolunuz Eminönü’ne düştüğünde değil de bu müze için buraya gelin.

Şimdi bahsettiğimiz kasa odalarının ve o güzel fotoğraflar çıkartabileceğiniz bölüme geldik. Müzenin geneli doluyken bomboştu bunun sebebi bize sorarsanız müzenin biraz dışında ve alt katta yer alması. Bizim kasa odasını bilmemizin sebebi müzeye gitmeden önce araştırma yapıp oraya gitmemizdi. Eğer sizde gittiğinizde bu saklı odayı bulamazsanız güvenliklerden yardım isteyebilirsiniz.

Şimdi de bu katta bizleri neler karşılayacak onlara bakalım

Aşağı doğru inme vakti..

Müşterinin Kalesi: Kiralık Kasa

Müşteriler, değerli menkullerini, mücevher ve kıymetli belgelerini bankanın kiralık kasalarında saklarlar. Kasa kiralamak isteyen müşteri için Kiralık Kasa Sözleşmesi düzenlenir. Kiralık kasa hizmetleri, kadrosunda ana kasa görevlisi bulunan şubelerde ana kasa görevlisi, bulunmayan şubelerde ise gişe yetkilisi tarafından yürütülür.

Kiralık kasa dairesinin zırhlı kapısı öğle tatillerinde ve mesai saatleri dışında parmaklıklı kapıyla birlikte sürekli kilitli tutulur. Çalışma saatlerinde zırhlı kapının anahtarlarından biri şube müdüriyetinde, diğeri ise kılavuz anahtarla birlikte kasa görevlisinde bulunur. Bu anahtarlar çalışma saatlerinin sonunda şube müdüriyetinin nezaretinde ana kasada muhafaza altına alınır. Anahtarlar şube dışına çıkarılmaz.

Zırhlı ve parmaklıklı kapı anahtarı ile kılavuz anahtarların yedekleri ve kiralık kasa anahtarlarının saklandığı özel dolabın yedek anahtarları, mühürlü bir çıkın içinde en yakın şubeye, kasada saklanmak üzere teslim edilir. Şehirde İş Bankası’nın bir başka şubesi yoksa ya da uzaksa, başka bir bankanın şubesi ile çıkınların karşılıklı ve ücretsiz olarak saklanması yolunda anlaşma yapılır.

Müşteri kasa kiralamak üzere başvurduğunda kiralık kasa görevlisi ile birlikte kasa açılır. Görevli, kılavuz anahtarı kilitten alır ve kiracı kiralık kasa dairesinde yalnız bırakılır. Bir kiracı kiralık kasayla meşgulken, diğer bir kiracının ya da banka personelinin içeri girmesine kesinlikle izin verilmez. İşi biten kiracının kasası, kiracıyla birlikte kılavuz anahtar kullanılarak kilitlenir.

Paranızı ışıklı alana koyarak gerçekliğini deneyebilirsiniz.

Orijinal banknot kağıdı %100 pamuk elyafından üretilmiş olup UV ışık altında parlamaz. Kağıt içine yerleştirilmiş, çıplak gözle görülemeyen ancak UV ışık altında mavi ve kırmızı parlama veren kılcal lifler ve farklı renk parlaması veren floresan etkili mürekkep ile basılmış motifler bulunur. Arka yüzde UV ışık altında yeşil ve kırmızı renkte parlayan iki adet, kırmızı ve siyah renkle basılmış seri ve sıra numaralar yer alır.

Tabi ki para harici başka bir şey denedik..

Şubenin Kalesi: Ana Kasa

İş Bankası şubelerinde üç tür kasa kullanılır: Ana kasa, servis kasası ve banka çalışanlarının el kasaları.

Ana kasa sürekli iki anahtarla kilitli tutulur. Anahtarların biri şube müdüriyetinde, diğeri ana kasa görevlisindedir. Ana kasa, sabah şube müdüriyeti ve ana kasa görevlisince birlikte açılır. Servis kasasının bulunduğu şubelerde, ana kasadan günlük ihtiyaca yetecek miktarda para ayırarak, şube müdüriyetinin nezaretinde ana kasa görevlisi tarafından servis kasasına aktarılır ve günlük para ihtiyacı buradan sağlanır.

Gişeler müşterilere açılmadan önce, çalışanlar el kasalarını, ana kasadan para alınmasına ilişkin düzenledikleri fişler karşılığında ana kasa görevlisinden teslim alırlar. Gün içinde, gerekirse, benzer işlemler yapılarak ana kasadan takviye alınabilir. Gişelerde ihtiyaç fazlası nakit bulundurulması sakıncalı görüldüğünden, bu paralar ana kasa görevlisine devredilir. Tüm bu işlemler sırasında düzenlenen fişler her iki tarafın da dosyalarında saklanır.

Akşamları ana kasaya konan paralar, kupürler itibariyle ana kasa defterine kaydedilir ve defter şube müdüriyeti ve ana kasa görevlisince imzalanır. Banknotlar yüzlük paketler haline getirilerek destelenir. Deste bantları, ana kasa görevlisince üzerine tarih konularak paraflanır. Paraların desteler halinde kullanılması öngörülmüyorsa, on deste birbirine bağlanarak ”balya”lar oluşturulur. Madeni paralar ise, her birinin üzerinde cins ve miktarı gösteren etiketlerin bulunduğu torbalara konur.

Ve şimdi geldik bahsettiğimiz o koridora. Koridor kiralık kasa dan ana kasaya giderken zaten karşınıza çıkıyor. Fakar biz yazımında en sona bırakmak istedik. İşte o güzel ve sanatsal fotoğraflar çekileceğiniz yer. 🙂

Sonuna geldik.. Bir şeyler aktarabildiysek ne mutlu bize. 🙂 Devamında gelecek müzelerle ilgili haberdar olmak istiyorsanız abone olmayı unutmayınız.