Sveti Stefan Kilisesi

İkinci durağımız Stevi Stefan Kilisesi oldu. Harika bir görünüme sahip. Hem dışarısı hem de içerisi baya gösterişli duruyor. Kilise ilk karşımıza çıktığında ”oha” diye tepki verdik. Kilise gökyüzüyle öyle güzel bütünleşmişti ki burada harika fotoğraflar çıkardık. Bir fotoğraf severseniz burayı kaçırmamalısınız.

Bu harika görünüme sahip olan kilise dünyada tek demir kilisedir. Kilise her açıdan çok güzel duruyor.

Kilise ayrıca büyük bir bahçeye de sahip. Girmeden önce kiliseye burada biraz dinlenip kilise hakkında bilgiler edindik.

Kiliseye girmeden kilise hakkında genel bir bilgi edinelim. Balat’ın en popüler yeri olabilir burası. Kilise hakkında yapılan o kadar çok haber var ki internete yazdığınızda görebilirsiniz. ” Dünyada eşi benzeri olmayan kilise” denilmektedir bunun sebebi dünyada ki ten demir kilise olmasıdır. Burası İstanbul’daki Bulgarların gönüllü yardımlarıyla kiliseye dönüştürülmüştür. 9 Ekim 1849 yılında Slavca dilinde bir ayinle takdis edilen kilise ve iki sene sonra karşısına inşa edilen metoh binası Bulgarların kültürel ve dini bilincinin uyanışının beşiği olurlar. Bulgarların, Osmanlı İmparatorluğu sınırları dahilinde ilk defa ayrı bir dini cemaat olarak tanındığı 28 Şubat 1870 tarihli fermanilk olarak burada okunur, kısa bir süre sonraysa başka bir fermanlaBulgar eksarhanesi kurulur.

1898 yılında yanmış olan ahşap kilisenin yerine, bugün hala ayakta olan Demir kilise inşa edilir. Projenin mimarıHovsep Aznavour’dur. İmalatçı ve inşaatçı firma ise Avusturya’da Viyana şehrinde faaliyet gösteren Rudolf von Wagner’dir. Toplam 500 ton ağırlığında demir dökülmüş ve sonradan parçalar burada birleştirilmiştir

Dökülmüş olan parçalar, Viyana’dan Tuna ve Boğazlar yoluyla gemilerle getirilmiştir.

Zamanında, tüm dünyada sadece 2 adet olan demir kiliselerden diğeri zamanla yok olunca Sveti Stefan dünyadaki tek demir kilise olarak varlığını sürdürmektedir. 3 kubbeli ve haç şeklinde olan kilise, diş süslemelerinin zenginliği ile de dikkatleri üzerine çeker.

Kilise hakkında genel bir bilgi edindikten sonra içerime girme zamanı geldi. 🙂

Sveti Stefan Kilisesi Aya Yorgi Patrikhane Kilisesine göre içinde daha az eser bulundurmaktadır. Sveti Stefan Kilisesi’nde ibadet edenler için oturma alanı ve resmedilmiş bir duvar bulunmaktadır.

İnceleyecek pek fazla bir şey olmadığından üst kata çıktık. Üst katta da sadece ibadet etmek için oturma alanları bulunuyordu. Aya Yorgi Patrikhanesi Kilisesi buraya göre içi çok fazla doluydu. Sveti Stefan Kilise’si bakınıp gezmelik bir yer.

Üst kattaki ibadet için oturma alanları.

Resmedilmiş duvarın bu kattan harika bir görünümü var.

Üst kattan Kilisedeki her yeri aynı anda görebiliyorsunuz. Üst kata çıkıp kilisenin güzelliğini inceledik. İçerisinde ne kadar anlatacak pek bir şey olmasa da mimarisi iç tasarımı çok güzel ve özel duruyor. Tabi bu güzel mimarinin içinde kendimize de pay çıkardık. 🙂

Poz vermeyi bilen/bilmeyen..

Bu kattan sonra kilisede ki son kısım olan sergi alanına indik. Sergi alanı bodrum katta bulunmaktadır. Bu sergi alanında kilisenin önceki ve sonraki halini gösteren tablolar ve restore edilirken bulunan eserler bulunmaktadır.

Bu katta da dikkatimizi çeken ve karşılaşabileceğiniz şeyleri sizinle paylaştık. Ve bu katında sonuna geldiğimiz gibi yazımızın da sonuna geldik. Bir başka yazıda görüşmek üzere. 🙂