Hasan Boğuldu Göleti

İstanbul’dan yola çıktıktan sonra ilk rotamız Balıkesir/Akçay- Altınoluk yolu üzerinde Kazdağları Milli Parkı sınırları içerisinde yer alan Hasan Boğuldu Göleti oldu. Hasan Boğuldu Göletine gider iken şelale ismini nerden alıyor? Hikayesi nedir? diye merak ettik. Efsanesini araştırdığımızda ;

Hasan Boğuldu Göleti efsanesi ise şöyle; aşiret kızı Emine’ye aşık olan köylü Hasan onunla evlenmek ister. Fakat Emine’nin ailesinin bu izdivaç için bazı koşulları vardır. Buna göre Hasan’ın 40 okkalık tuz çuvalını sırtından hiç indirmeden dağı aşıp Emine’nin yaşadığı yere kadar taşıması gerekmektedir. Sıcağın da etkisiyle tuz çuvalının sırtında derin yaralar açtığı Hasan, yarı yolda başaramayacağını anlar ve Emine’ye kaçmayı önerir. Emine Hasan’ın başaracağından çok emindir ve bu teklifi kabul etmez. Ancak ne yazık ki Hasan artık dayanamaz hale gelince gölün sularına kendine bırakır ve boğulur. Onun haykırışlarına duymayan Emine daha sonra göletin üzerinde Hasan’ın hediye ettiği yazmayı bulur. Bunun üzerine Emine de yazmayla göletin hemen yanındaki ağaca kendini asar. O gün bugündür göletin ismi Hasan Boğuldu Göleti, onun üzerine sarkan ağaca da Emine Çınarı denmektedir. (Milliyet)

Hasan Boğuldu Şelalesine giriş ücreti kişi başı 6 TL araç var ise toplamda 15 TL’dir. Otooparktan çıktıktan sonra Hasan Boğulduya ulaşmak için yaklaşık 15 dakika yürümeniz gerekiyor. Fakat yürürken zorlayacak bir yol yok diyebiliriz.

Şelaleye ulaştığımızda kendimizi aniden suya atma isteği gelmişti fakat şelaleye gelmeden önce soğuk olduğuna dair bir yazı okumuştuk.. Ve beklediğimizden çok daha soğuktu. İlk başlarda suyla temas ettiğimiz zaman on saniye su içinde kalamıyorduk. Su içinde kalamadığımız için kayalıkların üstünden atlamayı tercih ettik.

Bir kere girdikten sonra sürekli girip çıkmaya başladık. Yolculuğumuzun ilk gününde ki yorgunluk Hasan Boğuldu’ya girmek ile beraber uçtu gitti.. Kendimize geldik resmen. Hasan Boğuldu’dan çıktıktan sonra yemek için yer baktık. Fakat şelalenin ordaki yerler gerek fiyat gerekse ortam olarak hoşumuza gitmedi . Bizde şelale yolunun başında Köfteci Yusuf’a gittik ve kalcağımız yer olan Cunda’ya doğru yola çıktık.