Aşıklar Şelalesi(Nebiler Şelalesi)

Ege turumuzda gittiğimiz ikinci şelale İzmir-Dikili’de bulunan Aşıklar Şelalesi oldu. İlk gittiğimiz Hasan Boğuldu şelalesinin bir hikayesi olduğu gibi Aşıklar Şelalesi de hüzünlü bir hikayeye sahip. Hikayeden bahsetmek gerekir ise;

Rivayete göre padişahın güzeller güzeli kızı Sümeyra ve civardaki köylerden birinde yaşayan Yörük Ali birbirlerine deli gibi aşık olurlar. Ancak padişah kızını bir ölümlüye vermek istemediği için onların aşkına asla rıza göstermez. Çaresiz kalan iki aşık Nebiler Köyü’ndeki çınar ağacını altında gizlice buluşup, birbirlerine sarılıp ağlarlar. Bunu duyan padişah aşıkların peşine düşer amacı ise Yörük Ali’yi öldürmektir. Padişah tam onları yakalayacakken çınar ağacı yarılır ve aşıkları içine alır. Bu mucize karşısında Peri Padişahı insafa gelir ancak Sümeyra ve Ali, ağacın içinde aşklarının sonsuza dek sürmesi için çoktan dua etmiştir. Tanrı da onları şelaleye çevirir. Kızını sonsuza dek kaybeden Peri Padişahı biraz yukarıdaki mağara çekilir ve sürekli gözyaşı döker. Sesleri duyan insanlar, mağaraya da Ağlayan Mağara adını verir.

Aşıklar Şelalesi içinde birden fazla şelale bulunmaktadır. Bunlardan en yüzünebilir olanı Ece Çağlayan’dır. Ece Çağlayana yürümek yaklaşık 30 dakika sürmektedir. Ece Çağlayan’a gidene kadar aynı zamanda harika bir doğa yürüyüşü yaptık. Ve 30 dakikalık yürüyüş ardından Ece Cağlayan’a ulaştık.

 

 

 

Şelale o kadar güzeldi ki girdiğimizde çıkmak hiç içimizden gelmedi fakat çadır kurcağımız için artık kamp yapcağımız yere doğru yola çıktık. Dönerken dikkatimizi bir mağara çekti fakat girmedik. Sonrasında otoparka doğru giderken şelale girişinde bulunan işletme sahibi ile karşılaştık ve bir süre muhabbet ettik. Bize mağraya girmemizi önerdi ve kendilerinin olduğu 2-3 dakikalık bir mesafede kamp yapabilceğimizi söyledi.

Kamp alanına girişte çadır başı 20 TL verdik. Sunulan tek imkan tuvaletti. Işıklandırması dahi yoktu. Fakat şelalenin dibinde doğa ile iç içe çok güzel bir alandı.

Sabah uyandığımızda şelale girişindeki işletmede kahvaltımızı yaptık ve mağaraya doğru yola çıktık. Mağraya girdiğinizde kafanızda yarasalar, yerde yengeçler ve yukardan damlayan su damlacıkları ile yaklaşık 75 metre yürüdük. Sürekli kafanızın üstünde uçan sanki size çarpicakmış hissi veren yarasalarla mağara içinde yürüyorsunuz. Korkutucu olduğu kadar da eğlenceli bu anı mutlaka yaşayın. Resmen çığlıklarınız ve kahkahalarınız birbirine karışıyor. Ve daha hareket alanımız kalmadığı için geri döndük çok farklı güzel bir heyecan yaşadık ve sonrasında şelaleye girip yeni rotamıza doğru yola çıktık.

Özellikle şelaleleri dolaşırken yanınızda havlu ve mayonuz olsun. Bu doğal güzelliklerinin hepsine girmelisiniz . Hepsinin birbirinden farklı bir güzelliği bulunuyor. Şelaleden dönerken şelaleye doğru giden insanların kaç dakika kaldı sorusuna 20 25 dakika diyince insanların bu güzellikleri görmeye üşeniyordu. Üşenmeyin ve keşfedin.