3000 KİLOMETRELİK EGE TURU

Uzun bir süre sonra herkese merhabaaa. Pandemi dolayısıyla evde kaldığımız günlerin acısını çıkaracak şekilde yaptığımız 8 günlük Ege turunu anlatacağım. 8 günde iki kez pansiyonda kaldık dört kere kendimiz kamp yeri bulduk ve iki kez de ücretli kamp alanlarında kaldık. Sabahları denizlerde tuzlandık akşamları şelalelerde temizlendik. En güzel ve bir o kadar zor şartlarda ki harika sekiz günlük serüvenimiz sizlerle.

20 Temmuz Pazartesi sabahı İstanbul’dan yola çıktık. Saat 12 civarı ilk rotamız Kazdağları içerisinde bulunan Hasan Boğuldu idi. Kendimizi Hasan Boğuldu’nun serin sularına bırakıp enerjimizi tazeledikten sonra Cunda Ada’sına doğru yola çıktık. Cunda da kamp yapabilceğimiz yeri belirledikten sonra kendimizi Cunda’nın içine attık. Cafe Zigardel’de harika bir ayvalık tostu yiyip üstüne bir o kadar güzel kavunlu dondurma yedik. Akşam yemeğimizi yedikten sonra kendimizi Cunda sokaklarına bıraktık ve ufak hediyelikler aldık. Cunda sokaklarında turladıktan sonra kamp yaptığımız alana doğru harekete geçtik.

Sabah kahvaltımızı yaptıktan sonra Dikili de bulunan Aşıklar Şelalesine doğru yola çıktık. Yaklaşık bir saatlik yoldan sonra Aşıklar Şelalesine vardık. Şelaleye yaklaşık 30 dakika civarı yürüdükten sonra ulaşabildik. Şelalenin sıcaklığı Hasn Boğuldu şelalesine göre çok daha sıcaktı. Şelaleden çıkıp otoparka doğru yürürken orda bulunan bir işletmenin sahibi ile konuşma fırsatı bulduk ve bize şelaleye doğru giderken karşılştığımız bölgelerin hikayesini anlattı ve şelale yolundaki mağaraya girmemizi önerdi. Şelaleden çıktıktan sonra yürüme mesafesinde olan bir kamp alanında kaldık. Çadır başı ücreti 20 TL idi. Kurbağalar, yengeçler ve kaplunbağalar eşliğinde akşam yemeğimizi yedikten sonra yarını planladık.

Sabah kahvaltımızı şelale girişindeki cafede yaptık. Mağaraya girdik ve sonrasında şelaleye ulaşıp yüzdükten sonra bir diğer rotamız olan Didim’e doğru yola çıktık. Didim’de halk plajın da ağaçların altında kampımızı kurduktan sonra sahilde yürüyüşe çıktık. Eğlenceli bir bar tarzı biyerde enerjimizi attıktan sonra kamp alanımıza geri döndük.

Tatilimizin dördüncü günü ve ilk kez bugün pansiyon da kalacaktık. Sabah kahvaltımızı yapıp kendimizi denize bıraktık, hemen sonrasında Bodrum’a doğru yola çıktık. Bodrum Gümbet’te kahvaltı dahil 100 TL ücret vererek Tuna Pansiyon’da kaldık. Gümbet’te halk plajında denize girdikten sonra tekrardan pansiyona geçip akşama hazırlandık. Akşam dışarı çıktığımızda pandeminin etkilerini daha net görmüş olduk. Bodrum’da çoğu işletme kapalıydı bu sebeple içeceklerimizi alıp sahil kenarına geçtik. Sabaha Bodrum’un güzel yerlerinden Göltürkbükü’nde Kaktüs Otel Beach’e gittik. Giriş ücreti ödemedik fakat kişi başı 80 TL harcama zorunluluğu var. Burada öğlen yemeğimizi yiyip denize girdikten sonra Ölüdeniz’e doğru yola çıktık fakat Marmaris’te mola verdik.

Marmaris’ten yola çıktığımızda yolumuzun üstünde olan Toparlar Şelalesine gittik. 10 dakika civarı yürüdükten sonra şelaleye ulaştık. Şelalenin yakınında bulunan agaçtan sarkırtılmış halat şelaleye ayrı bir hava katmıştı. Burada vakit geçirdikten sonra asıl hedefimiz olan Ölüdeniz’e doğru yola çıktık. Akşam’a doğru Ölüdeniz’de olduk. Yapacağımız tekne turu için sahile indik ve Medusa adında bir tekne için anlaştık. Kişi başı ödeyeceğimiz ücret 120 TL idi. Herşeyi hallettikten sonra Ölüdeniz’de bulunan Doğa Orman Kampın’a geçtik. Burada ise kişi başı kalma ücreti olarak 35 TL verdik. Kamp alanında duş, tuvalet, elektrik ve mutfak bulunuyordu. Ertesi günün sabahında tekneye doğru yola çıktık. Tekne turumuz yaklaşık 5-6 saaat sürdü ve birbirinden güzel koylar gezdik. 47 Yaşında iki papağan ile hatıra fotoğrafları çekildik. Fakat fotoğraafçının iyi olmadığını söyleyebilirim.. Üstelik istediği fiyat 100 TL idi. Onun haricinde bizim için bir başka süpriz yemek ve içeçek ücretlerinin fiyat içinde olmasıydı fakat sonrasında içeçek ücretinin hariç olduğunu söylediler. Tekne turumuz bittikten sonra Ölüdeniz’de bulunan İtalyan Restoranı olan Toscana Pizzeria’da lezzetli bir pizza yiyip kamp alanımıza geri döndük. Artık yavaş yavaş dönme vaktimiz gelmişti. Gece sohbetimizi edip uyuduk.

Artık tatilin son günlerine gelmiştik. Kamp alanındna çıkıp Şirince’ye doğru yola çıktık. Yaklaşık 4 saatlik bir süre içerisinde Şirince’de olduk. Pansiyonumuzaa yerleştikten sonra Şirince Sokaklarında tatilimizin son anlarının keyfini çıkardık. Şaraplarımızı aldık ve pansiyona geri döndük. Tatil bitti derken çok güzel bir süprizle karşılaştım. Sevgilim ve arkadaşlarım doğum günümü kutladı. Geceye kadar sohbet edip yarın yola çıkmak üzere uyuduk.

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Google fotoğrafı

Google hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Connecting to %s